3 Temmuz 2014 Perşembe

Radyo Tiyatrosu ve Sesli Kitap

   Radyo tiyatrosu, miladı dolmuş bir sanat gibi dursa da yeni çalışmalar ve bir kaç modifiye ile tekrar insanların hayatına girmeyi bekliyor. Sunnyside Studios olarak bu işi bir gönüllülük çatısı altında yürütmeyi düşünüyoruz ve elimizdeki tüm imkanları bu işin olabileceği en güzel haliyle gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Radyo tiyatrosunun yanında "sesli kitap" projesinde de halihazırda bulunan sesli kitaplara farklı bir boyut kazandırıp işin ses mühendisiliği boyutuna önem vererek toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirmeyi planlıyoruz. Bu projelerde yer almak için sadece aramanız ve ya uğramanız yeterli. Eğlenceyi ön plana koyduktan sonra hiç bir sıkıntının kalmayacağını garanti ediyoruz.

http://sunnyside-studios.com/

17 Nisan 2014 Perşembe

Müzik Dinlemedeki Evrim

        Müzik, kaydedilmeye başlamadan önce, dinlenme konusundaki evrmini çok yavaş yaşıyordu ve anlık olmak zorundaydı. Bir eseri defalarca dinlemek gibi bir durum söz konusu değildi haliyle. Müzisyenler uzun senfoniler üzerinde çalışıyorlar, en basit anlamda ise müzik, insanların toplanması ve bir araya gelmesinin en önemli bahanesi oluyordu. Avrupa, Amerika ya da Doğu, müzik dünyanın her yerindeydi ve etkileşim çok düşük seviyedeydi. Nerede olursa olsun, insalar müzik dinleyebilmek için beklemek zorundaydılar.

Senfoniler uzun oluyordu çünkü aynı performans belli bir tarih aralığında bir kaç kez sergilenebiliyordu.

Bahsettiğimiz dönem 20. YY öncesi ve tam olarak 1877 yılı bir dönüm noktası olacaktı. Thomas Edison, insanlığa sunduğu, gelişimi hızlandıran icatlarından birini müzik dünyası adına gerçekleştirdi ve gramafon(phonograpg) adı verilen bu icat sayesinde müziğin evlere girmesinin yolu açılmıştı.

Bu gelişimdeki ayrıntılara girmeden önce müzik eserlerinde oluşan bir değişimden bahsetmek gerek. Gramafon çok uzun kayıtlar çalabilecek şekilde tasarlanmamışıtı. Bundan ötürü müzisyenler, eserlerinin uzunluğu konusunda belki zorunlu bir evrim geçirmek durumundaydılar. Daha kısa ve daha akılda kalıcı olmak gibi bir zorunluluk çıkmıştı ortaya. Konserler yine önemini koruyordu fakat dinleyicinin eserlere ulaşması için konsere gitme zorunluluğu ortadan kalkmaya başlamıştı.

Radyodan gelen Elvis

Gramafon belki büyük bir adımdı ama pahalıydı. Herkesin ulaşabileceği bir cihaz değildi ve bir ivme daha gerekiyordu. Ses dalgaları dünyaya sadece savaş haberleri yaymayacaktı, aynı zamanda müzik ve histeri kavramlarını da taşıyacaktı. Bahsettiğimiz bu mucize kutunun adı radyoydu. Kullanılmasıyla beraber yanında tartışmalar da getirdi. Müziğin tadının değiştiği ve konserlerdeki o etkinin radyoda mümkün olmayacağı gibi kanıtlanabilirlik beklemeyen ithamlara maruz kaldı. Her şeyin yanında, kabul edilen gerçekler de vardı; radyo ucuzdu ve evet, garamfondan daha iyi bir ses kalitesi ile müzik dinleme imkanı sunuyordu.

Radyo, basit bir müzik kutusu gibi adlandırılabilirdi ve tabiki şarkı seçme opsiyonu verilmiyordu. Bu özelliği bütün müzik dünyasını alt-üst edecek bir çılgınlığın ilk adımlarını oluşturuyordu. Yeni müzisyenler, kısa şarkılar derken aralarından kolayca sıyrılan “mega starlar” ortaya çıkacaktı. “Kral” tabiriyle tanışacaktı müzik dünyası ve Elvis doğacaktı. Ve en can alıcı kısmı ise bu isimleri bütün dünya tanıyacaktı ve dinleyebilecekti.

Amerikan Modeli - Kulaklık

Aynı yüzyıl içerisinde sokaklarda bir moda oluşacak ve insanlar kulaklıkla dolaşmaya başlayacaklardı. Müzik artık evlerden dışarı çıkabiliyor ve daha bireysel bir yapıya dönüşüyordu. Manyetik bantlar yani bildiğimiz ismiyle kasetler hayata entegre olmuş ve çok net bir isimle akıllara kazınmaya başlamıştı : Walkman
.
Gramafon, hatta radyo, yavaşa yavaş şaşalı günlerini geride bırakıyor ve müzik dinleme konusundaki değer algısı istenmeyen bir yönde değişiyordu. “Radio Ga Ga” diyordu Queen, hasretle anılıyordu o günler.

Dijital dönem insan hayatında bir çok deiğikliğe yol açan ve çok hızlı bir dönem olarak girişini yaptı ve müzikte bundan nasibini aldı. Cd’ler, Cd çalarlar derken, bilgisayar ve intyerner teknolojisi son hızda ilerlemeye başladı. Müzik arşivleme dönemi artık mp3 formatında yapılıyor aynı şekilde Cd çalarlar yerlerini mp3 playerlara bırakıyordu. Youtube gibi hala zirvede bulunan kaynaklarmüziğe ulaşımı daha da kolaylaştırıyor ve müziğe karşı yeni bir bilinç oluşuyordu. Müzik ücretsiz olmalı anlayışı şu an günümüzün hakim görüşlerinden ve bu görüş yanında çözümlerini de getirmeye başladı. Spotify gibi yeni akımlar müzik dinleme konusunda hem ücretsiz olma hem de telif problemlerini çözme konusunda büyük adımlar olarak değerlendirilebilir.

      Müziğin kalitesi, duygusu gibi konular bu süreçte elbette etkilendi ama ne olursa olsun müzik hala büyülü bir dünya. Geçmişi ve geleceğiyle bir bütün halinde hayatımızdaki varlığını devam ettirecektir. Ne olursa olsun içimizde geçmişe bir hasret olarak kalacak bu canlı organizmanın geleceğini tahmin etmek ise çok zor bir iş gibi duruyor.

http://sunnyside-studios.com/muzikveevrim.html

by sunnyside studios

22 Ekim 2013 Salı

Karaoke Kayıt

Müzikle ilgileniyorsanız fakat evde kendi başınıza şarkı söylemekten öteye geçemiyorsanız bir adım ötesini gözde büyütmeye çok gerek yok. Binlerce şarkının karaoke altyapıları mevcut ve kendi sesinizle bu şarkılara kendinizden katabileceğiniz herşeyi katabilirsiniz. Kendinize ve
sevdiklerinize verilebilecek en güzel hediyelerden biri bir
karaoke kayıt olabilir. Yapmanız gereken tek şey ya kendi
imkanlarınızla araştırıp ya da bu işi iyi bir profesyonellik düzeyinde
yapan stüdyolara gidip kayıt almak. Bir çok şeye verdiğiniz paraya
kıyasla kendiniz en için en güzel en ölümsüz hatırayı en ucuza almak
içinizi ve cebinizi rahatlatacaktır.

Sunnyside Studios sizlere bu hizmeti en samimi ortamında sunuyor.
Ayrıntılı bilgi için :
http://sunnyside-studios.com/

26 Eylül 2013 Perşembe

SPOTIFY TÜRKİYE’DE

Dünyanın en popüler müzik uygulamalarından biri olan Spotify 24 eylül itibariyle Türkiye'de de hizmet vermeye başladı. 2008 yılında İsveçli Daniel Ek ve Martin Lorentzon tarafından oluşturulan platform kısa sürede önce Batı Avrupa'da sonra Amerika'da yaygınlaştı. Uygulamada 3 farklı üyelik türü bulunuyor. İsveç'te kullanılmaya başlandıktan sonra korsan müzik indirme oranında %30 civarında bir düşüş sağlamasının ardından, müzik endüstrisini Spotify ve benzeri uygulamalar mı acaba girdiği çıkmazdan kurtaracak şeklinde düşünceler çoktan dile getirilmeye başlandı. Spotify'ın bizim için en dikkat çeken özelliği ise ismi duyulmamış gruplar için güzel bir fırsat olması. Kendi şarkılarını Spotify ile anlaşıp bu dev arşive ekleyebilen gruplar, kendi isimlerini duyurma şansı elde ediyorlar. Türkiye'ye geçen hafta giren Deezer ile aralarında geçecek olan rekabeti şimdiden merakla bekliyoruz.
http://sunnyside-studios.com/news.html

Beşiktaş Müzik Stüdyosu

Beşiktaş'a bir müzik stüdyosu lazımdı o ihtiyaç da giderilmiş. Sunnyside Studios hem rahatlığı hem de kaliteli ekipmanıyla müzisyenlerin vazgeçilmez stüdyolarından biri olmaya aday. Bir kayıt stüdyosu veya prova stüdyosu olarak güzel hizmet verip demo projelerinizle ve karaoke kayıtlarınızla birebir katkı sağlayarak ilgileniyorlar. Eğitim konusunda da gitar, piyano, bass, davul, bateri dersleri veriliyor. Bu da linki http://sunnyside-studios.com/ 
http://besiktasmuzikstudyosu.com/




7 Aralık 2010 Salı

Johnny Cash and His Music



Music has been one of the most indispensable things in my life.I think it’s such a good way to express one’s feelings and ideas or share them.It is somehow the best way to satisfy and nourish one’s soul in my opinion.
If I’m to mention about my personal music journey;I want to start from early ages.I’ve been more into pop, especially Turkish when I was little,around nine years old.Then I started discovering rock music when I was a teenager like many of other contemporary teenagers did at that time. In high school,I had a great interest in grunge,especially Nirvana.I read many books about Kurt Cobain and his music.Later, my sytle started shifting more towards rock’n’roll and blues which I personally can define like more melodic than grunge.Though I still really like grunge bands like Nirvana and Pearl Jam,I prefer rock’n’roll today.It gives me much more pleasure while listening.
I started discovering this music with Elvis Presley listening to his songs like “Heartbreak Hotel” and feeling the urge to dance and have fun inside me with the fast rhytm of it.Then came Johnny Cash for me.First song with which I met him was “Hurt” which still stands as one of my favorite songs.This is a song far from fun and it occured to me in a pretty depressive time of my life so it affected me pretty deeply.

Later on,I decided to listen other songs by this man who made this beautiful song.And then came “The Man in Black” and “Falsom Prison Blues” which were musically more fun and very much close to Elvis’s style.Then I found about,after some research, that it is because both Johnny Cash and Elvis Presley were rockabilly singers which is a branch of rock’n roll.
Don't know what rockabilly sounds like? Listen to above samples!
This rockabilly style evolved out of post-war country-boogie, hillbilly, and rhythm & blues.It was played with spare instrumentation: a twangy electric guitar and an acoustic stand-up bass whose strings were snapped percussively in a technique dubbed "slap-back" (which sometimes made drums unnecessary). Between 1945 and 1954 these different musical styles crossed paths and developed the hybrid known as rockabilly. The name comes from the mixture of “rock” and “hillbilly”,the country music and it was originated in the South America. It was mostly popular in 40s and 50s starting with Elvis Presley and Bill Haley. And as I stated before, rockabilly is influenced by many kinds of music like rock, blues, country, hillbilly boogie and bluegrass and mixes their elements into this kind of music.I think what makes this music so different and good for me is basically this mixture of many sounds and rhythms.
As I regard it as important , I want to briefly mention about the mucis styles that influenced rockabilly.The country-boogie style is which had grown out of jazz boogie-woogie rhythms and The Delmore Brothers is one of the first examples of this kind. As important as this in the evolution of rockabilly was the hillbilly style of Hank Williams. His honky-tonk hillbilly sound, utilizing steel guitar, acoustic bass and profound influence on Bill Haley and Carl Perkins are important in the development of rockabilly.The final ingredient in the rockabilly mix, rhythm & blues, owes much to Sam Phillips.His use of flutter echo and over-amplification created a stark, primitive sound that he later adapted to his efforts with country artists.
In fact, it was a guitar riff from Junior Parker a "Love My Baby" in Elvis Presley's 1955 version of "Mystery Train"  that positively forms a link between the country and rhythm & blues styles. Indeed, it was Presley's historic recordings that crystallized the emerging rockabilly style.
Nevertheless,while Elvis undisputably stands as the founder of the new idiom, it was, in fact, Carl Perkins' original self-penned recording of "Blue Suede Shoes" (1956) which resulted in international recognition for rockabilly. Perkins'  recordings were all rockabilly combining all the elements of the style. These recordings constitute one of the most fruitful and exciting periods in the history of rock 'n roll Rockabilly musicians recorded in the most uninhibited fashion with the sparest instrumentation, often on primitive equipment. Most of today's music, cold and calculated, pales in comparison with the simplicity and beauty of these early pioneering efforts.
If we come to the relationship of Johnny Cash with rockabilly, he was one of the first rockabilly stars of the '50s, along with Carl Perkins, Jerry Lee Lewis, and Elvis Presley as I mentioned before. In 1955 he published his song Hey, Porter with his group the Tennessee Three.This song and another Cash original, Cry! Cry! Cry!  were released in July. Cry! Cry! Cry!  managed to crack Billboard's Top 20, peaking at No. 14.[61] , Nevetheless,his great success came later, in the late '60s when he popularized country and western music.
With their first single "Cry, Cry, Cry,"  Johnny Cash and the Tennessee Two had great success the song becoming a country hit. After some other songs,the group had their first major pop country hit with Cash's own "I Walk the Line" in 1956 which is again one of his most famous  and my favorite songs which gave its name later to the biographical movie about Johnny Cash in 2005.
 The group continued having a great success playing in many places.They subsequently achieved major country hits with Ballad of a Teenage Queen" and "Guess Things Happen That Way" in 1958..
Then came hard times for Cash about his emotional state. Leaving the Grand Ole Opry and moving to California, Cash started working with June Carter of the legendary Carter Family, in 1961. feeling the strain of constant touring, and the collapse of his first marriage and death of friend Johnny Horton, Cash began taking amphetamines and tranquilizers to cope.
In 1963 his first major hit came: "Ring of Fire.".Cash soon began using the Greenwich Village folk music scene and another hit of his "Understand Your Man" had a definite folk feel.
Though his style had shifted to country more,in 1980 he returned to his early style of music, recording Rockabilly Blues with Nick Lowe and Dave Edmunds of Rockpile. Despite increasing popular success, Cash's life seem to deteriorate. In October 1965 he was arrested in possession of stimulants and tranquilizers. After being found near death in a small Georgia town in 1967, Cash decided to reform. With June Carter providing moral support he cleaned up his act. The pair had a smash hit with "Jackson" in 1967 and married in March 1968. And then they made the hit "If I Were a Carpenter."
What I like about him most is that his lyrics are not meaningless,they have really deep meanings when you read or listen them.The lyrics just get deep inside you and affect you like Hurt as I mentioned before.In addition, you can see his social consciousness in the early '70s with the hits "What Is Truth" and "The Man in Black." He also assisted in the production of The Trail of Tears, a dramatization of the tragedy of the Cherokee Indians.
In 1985 Cash joined Waylon Jennings, Willie Nelson, and Kris Kristofferson to tour and record as the Highwaymen. They had many hits and in 1986 Cash reunited with old Sun alumni Carl Perkins, Jerry Lee Lewis, and Roy Orbison for Class of '55, contributing "I Will Rock and Roll With You." And he continued doing singles until his death in 2003 because of diabetes.




Resources:
1)http://www.america.gov/st/artsenglish/2008/July/20080814214526eaifas0.2540247.html
2) http://www.history-of-rock.com/johnny_cash.htm

            

Eddie Vedder

Into the Wild filmini izleyen ve Eddie den o güne kadar haberi olmayan insanın ilk yapacağı iş heralde onu aramaktır. Şarkılarını bulmak buldukça daha çok aramak daha çok araştırmakla geçer uzun bir süre. Sahip olduğu eşsiz vokal(bariton) şarkılar da bass gitar çalınmasına bile gerek bırakmayacak derecede insanın içine işler. Ve sonra Pearl Jam yolculuğu başlar... Peki Into the Wild'ın başrol oyuncusundan daha çok ilgi çekenin soundtrackleri yapan adam olması nasıl bir durumdur? Sinemanın içinde müziğin etkilerini bir gözden geçirmekte fayda var.